İşverenin Çocuk Bakım Yurdu ve Emzirme Odası Bulundurma Yükümlülüğü Nedir?
İşverenin Çocuk Bakım Yurdu ve Emzirme Odası Bulundurma Yükümlülüğü Nedir?
İş sözleşmesi uyarınca işverenler işçilerine karşı belli bazı borçlar altına girmektedirler. Bu borçlar genelde sosyal devlet ilkesi gereğince ve çalışanların insanı şartlarının sağlanması amacıyla yasal düzenlemeler aracılığıyla işverenlere yüklenmektedir. Bu kapsamda en önemli yükümlülüklerden birisi de , İşverenin çocuk bakım odası ve emzirme odası açma yükümlülüğüdür. Gebe ve Emziren Kadınların Çalıştırılma Şartlarıyla Emzirme Odaları Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Yönetmelik madde 13’e göre :
‘Yaşları ve medeni halleri ne olursa olsun, 100-150 kadın çalışanı olan işyerlerinde, emziren çalışanların çocuklarını emzirmeleri için işveren tarafından, çalışma yerlerinden ayrı ve işyerine en çok 250 metre uzaklıkta EK-IV’te belirtilen şartları taşıyan bir emzirme odasının kurulması zorunludur.
Yaşları ve medeni halleri ne olursa olsun, 150’den çok kadın çalışanı olan işyerlerinde, 0-6 yaşındaki çocukların bırakılması, bakımı ve emziren çalışanların çocuklarını emzirmeleri için işveren tarafından, çalışma yerlerinden ayrı ve işyerine yakın EK-IV’te belirtilen şartları taşıyan bir yurdun kurulması zorunludur. Yurt, işyerine 250 metreden daha uzaksa işveren taşıt sağlamakla yükümlüdür.
İşverenler, ortaklaşa oda ve yurt kurabilecekleri gibi, oda ve yurt açma yükümlülüğünü, kamu kurumlarınca yetkilendirilmiş yurtlarla yapacakları anlaşmalarla da yerine getirebilirler.
Oda ve yurt açma yükümlülüğünün belirlenmesinde, işverenin belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunan tüm işyerlerindeki kadın çalışanların toplam sayısı dikkate alınır.
Emzirme odası ve/veya yurt kurulması için gereken kadın çalışan sayısının hesabına erkek çalışanlar arasından çocuğunun annesi ölmüş veya velayeti babaya verilmiş olanlar da dâhil edilir.’
Yine anılan Yönetmelik madde 14’e göre : ‘Oda ve yurtlardan, kadın çalışanların çocukları ile erkek çalışanların annesi ölmüş veya velayeti babaya verilmiş çocukları faydalanırlar. Odalara 0-1 yaşındaki, yurtlara ilköğretime kayıt yaşını doldurmamış çocuklar alınır.
Oda ve yurtlarda, çocuklar ve görevliler dışında başkasının bulunması ve bunların amaç dışında kullanılması yasaktır. Yurtlarda 0-24 aylık, 25-48 aylık ve (DEĞİŞİK İBARE RGT: 07.09.2019 RG NO: 30881) (KOD 1) 49 aylık ve üzeri çocuklar birbirinden ayrı bulundurulur.
Çocuklar, oda ve yurtlara işbaşı yapılmadan önce bırakılır, işin bitiminde alınır. Anne ve babalar, odaların ve yurtların disiplin ve yönetimine dair kurallara uymak şartıyla ara dinlenmesinde çocuklarını görüp bakımlarıyla ilgilenebilirler.’
Ayrıca Yönetmeliğin 23 üncü maddesi uyarınca işverenler işyerlerinde açtıkları oda ve yurtlarla ilgili bilgi ve belgeleri, açılma tarihinden itibaren en geç 30 gün içinde bir rapor halinde Milli Eğitim Bakanlığı ile bağlı oldukları Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne göndermek zorundadır. Aksi halde idari para cezasıyla karşılaşılması mümkündür.
Yine işverenin bu yükümlülüğü bulunmasına rağmen yerine getirmemesi halinde işçinin iş akdini feshetmesi Yargıtay tarafından haklı fesih sayılmaktadır. Yargıtay emsal bir kararında şu hususlara değinmiştir : ‘Davacı davalı işverene ihtarname ile kreş temin etme yükümlülüğünü hatırlatarak aksi halde iş akdini feshedeceğini ihbar ettiğini, davalı bankanın davacının ihtarnamesinde belirttiği sebepleri kabul etmeyerek istifa sayıp davacıyı işten çıkardığını ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı alacağını talep etmiştir… Yönetmelikteki düzenleme gereği işverenin kreş açma zorunluluğu bulunmakta olup, bu yükümlülüğünü yerine getirmeyen işveren karşısında işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle fesih hakkı bulunmaktadır. Ancak, davacı 01/08/2012 tarihinde işe gelerek çalışma isteğini ve iş sözleşmesini feshetme iradesinin bulunmadığını göstermiş, işveren tarafından davacının çalışmasına izin verilmemiş olup, bu nedenle davalı işverenin iş sözleşmesini feshettiğinin kabul edilmesi gerekir. Davalı haklı sebeple iş sözleşmesini feshettiğini ispat edemediğinden Mahkemece kıdem ve ihbar tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu taleplerin yazılı gerekçeyle reddi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir...’ (1)
(1) Yargıtay 9. HD 2015/5175 E. – 2016/19971 K.